Kadın Doğruyu Söyleyebilir Mi?

Foucault “parrhesia”nın, doğruyu söylemenin Yunan edebiyatındaki ilk örneklerine Euripides’in tragedyalarında rastlar ve çözümlemeye “Fenikeli Kadınlar”la başlar: “Oedipus’un ölümünden sonra oğulları Eteokles ve Polyneikes, …bir anlaşma yaparak Thebai’yi yıldan yıla dönüşümlü olarak yönetmeye ve ilk yıl Eteokles’in başa geçmesine karar verirler. Ancak Eteokles hükümdarlığının ilk yılı sona erdiğinde tahtı bırakmayı ve iktidarı kardeşi Polyneikes’e devretmeyi reddeder.Continue reading “Kadın Doğruyu Söyleyebilir Mi?”

“Öyle erilsin ki öz savunma koysunlar yoluna”

Doğada yaşayan her canlının kendine özgü bir savunma mekanizması vardır. Bu mekanizmaları sayesinde kendilerini koruyabilir ve yaşamlarını sürdürebilirler. İnsanlarda kendilerini gerek toplum tarafından gerekse kendi türü bakımından korumak zorundadır. Doğada yaşayan bir canlı kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalmazken, insan kendi türü tarafından baskı ve sömürü altında kalır. Bu durumda insan kendi türü olan ama kendisinden daha zayıf gördüğü insan üzerinde tahakküm uygulamaya başlar.

“SAPKINLIKTAN BAĞIMLILIĞA” : NEMFOMANİ

Çoğu kişi kadınlardaki “aşırı”, “marazi” şehveti, “hiper cinselliği”, “şehvetperestliği”, “sekskolikliği” ifade etmek için kullanılan nemfomani kavramının anlamını bilmesine ya da sözcüğü duymuş olmasına karşın erkeklerdeki “hastalıklı şehvete” karşılık gelen bir kavramın (satyriasis) varlığından haberdar değildir. Bunun nedenleri tarih boyunca kadının cinsel arzusunu bir tekinsizlik kaynağı olarak kuran eril cinsiyetçi söylem ve pratiklerde aranmalıdır. II. yüzyıldaContinue reading ““SAPKINLIKTAN BAĞIMLILIĞA” : NEMFOMANİ”

Gündelik Hayatta Eril Tahakküm

Erkek, arzu nesnesine hissettiği bu duygulanımın, kirli ve yasak olduğuna inandırılarak yetiştirildi. Arzu nesnesi, artık nefret nesnesi haline gelerek, ortadan kaldırılmasını mümkün kılan tek yol olarak “parçalanmak” veya “yok edilmek” zorunda kalır. İşte tecavüzün insanın kendi arzularından nefret etmesiyle olan bu bağlantısı yüzünden, tecavüz cinsel yönünden çok şiddet içerme yönüyle karakterize olur.

Kadın Korkusu – Mizojini

Erkeğin kadına duyduğu şehvetli arzu, kendisini onun karşısında zayıf hissetmesine yol açmış, bu da erki kaybetme tehlikesiyle kadından duyulan bir korkuya dönüşmüştür. Erkek, erk sahibi korkar mı hiç? O halde şeytani özelliklere sahip olan kadından nefret etmek gerekir. Kadın nefreti, milliyetçilik, ırkçılık ve faşizmin gündelik yüzüdür. Yıllar önce kızım ilkokulun ilk yıllarındayken bir veli-öğretmen görüşmesindeContinue reading “Kadın Korkusu – Mizojini”

Ütopyalar ve Toplumsal Cinsiyet

İnsanlığın gelişme süreci çeşitli ütopyalardan evrilerek günümüze kadar gelmiştir. Bir kısım ütopik toplum arayışları, bugünden daha radikal önermelere sahiptir. Platon, kadın-erkek ilişkisinin eşit olması gerektiğini, Zeno, enternasyonalizmi savunmuştur. 17. yüzyılın başında, Campanella, dört saat iş gününü gündeme getirmiştir.