Eline Çekici Al

Eline Nietzsche’nin çekicini alarak Anne ve Baba temsillerini parçalara ayırana dek vurmaya devam et. Bu parçalara mercek ustası Spinoza’nın yonttuğu gözlüklerden Deleuze’ün içe doğru kıvrılan tırnaklarının arasına sıkıştırarak bak: oidipus, nasihat, yasa, mülkiyet, tarih, tanrı, ahlak, köle, iktidar, yeryurt, temsil, arzunun bastırılması. Hiç bir parçasını kaçırma gözünden. Değerlerin değerlendirilmesini başlat; etik bir sürece tabi tut.Continue reading “Eline Çekici Al”

Gece, Gündüz ve İktidar

Adam, gecenin saatlerini aydınlatmak için gündüzleri insanların arasına karışıyor. Onlardan hiçbir şey istemiyor. Onlar ise ondan çok şey istiyorlar. Yüzleri adama acı veriyor. Aralarında ondan hoşlanacak olanlar var. Ama bu, adamı rahatsız etmiyor. Geceleyin anlardan kaçacağını biliyor. Ötekiler uyuduklarında, adam onlardan kurtulmuş olarak lambanın ışığında rahat soluk alabilecek. (Elias Canetti, İnsanın Taşrası) Geceyi düşünmek beraberindeContinue reading “Gece, Gündüz ve İktidar”

Yalnızlığın biçimleri

Foucault toplumda üç tür yalnızlık biçimi tanıdığımızı söylüyor. “iktidar tarafından dayatılan yalnızlığı tanıyoruz. Yalıtılmışlığın, anormal olanın yalnızlığıdır bu. İktidar sahiplerini korkutan yalnızlığı tanıyoruz. Bu, düş görenin, homme revolté’nin yalnızlığıdır; başkaldırının yalnızlığı. Ve nihayet, iktidarla hiçbir ilişkisi olmayan bir yalnızlık daha var… Bu üçüncü türden yalnızlık; başkalarının arasında, ötekilerin yaşamlarının yansımasından daha fazla bir şey olan iç yaşama sahip olmanın sezgisidir.”

Tahakkümde Nezaketin Rolü Ya Da Nazik İktidar Şemaları

Foucault, biyo-iktidar kavramıyla, iktidar kavramının geleneksel yorumlarının güzümüzdeki iktidar uygulamalarını ve devlet cihazını kavramaya tam olarak yetmediği saptamasından hareketle yeni bir iktidar tasarımı geliştirmişti. Bu tasarıma göre biyo-iktidar, yepyeni bir denetleme sistemine tekabül etmekte ve bu anlamda da geleneksel ‘otorite’, ‘tekyetke’, ‘egemen’ gibi kavramlara başvurarak anlaşılamaz ve eleştirilemez. Öyle ki, bu yeni iktidar şeması, eski iktidar tasarımları gibi baskıcı ya da şiddet yanlısı olmayıp tam tersine yaşamın güzelliklerini çoğaltarak yaşamı daha yaşanır hale getirdiği için meşrudur, olumlu bir konumdadır ya da öyle görünür. Dolayısıyla, günümüzün iktidar ve tahakküm ilişkileri ne şiddet ya da mücadele alanında, ne sözleşme alanında ne de gönüllü kulluk alanında aranmalıdır.