Nefret Suçu ve Çingeneler

Tüm dünyanın üzerinde uzlaştığı yegâne “günah keçisi” Çingene’ler olagelmiştir. Hiç bir konuda bu denli uzlaşma sağlayamayan insanlık, bu konuda söz birliği etmiş, tüm zamanların günah keçisi olarak “toprağın çocukları”nı ilan etmiştir. Yerleşik, ahlakçı kültürlerin mahremiyet algısını “rahatsız” eden bu insanlar, adeta koşulları hiç değişmeyen bir zaman yolculuğuna çıkmış, hangi coğrafyaya gittilerse aynı muameleyi görmüş, toplumların tüm günahlarını yüklenmek durumunda kalmışlardı.

Günah da Şeytan da İnsanın Kendisidir

İnsanlar gibi toplumlar da kendilerine, diğer toplumlardan ayırt edici özelliklerinin toplamından oluşan bir kimlik inşa ederler ve kimliğin tanımı ötekinden/diğerinden geçer. Benzerlerin inşa ettikleri bu evrenin dışında kalanlar, yani benzemeyenler/diğerleri, ötekileştirilmeye mahkûmdurlar. Toplumun hangi vesileyle olursa olsun ihtiyaç duyduğu günah keçileri, bu duvarın dışında kalanların arasından devşirilir. C. Campbell’in kitabında, buğday bitinden çekirgelere, eşcinsellerden iblislere, Saddam Hüseyin’den Usame bin Ladin’e, toplumsal, dinsel ve siyasi günah keçilerinin örnekleri bağlamlarıyla irdelenmekte, bildiğimiz bir kez daha hatırlatılmaktadır: Günah da şeytan da insanın kendisidir.